12 Nisan 2009 Pazar

ilk kötü alışkanlık üzerine-ibadet- başlayalım mı?

anlatırlar ki;
eski erenlerden biri inzivaya çekilmiş,oruç tutmuş günlerce bir mağarada. sonra ,tamam demiş, artık bildiklerimi anlatma sırası.
şehre gidecek,ama o şehir büyük bir nehrin karşı kıyısında,geçiş için tek bir kayık, nehrin kenarı uçurum,uçurumda bir çoban yanında sürüsü otlarken tuhaf tuhaf haretketler yapmakta
bir atlıyor,bir zıplıyor, bağırıyor,ama belli bir ritüel içinde.
merak etmiş eren,beklemiş adamı,adamın tuhaf hareketleri bitince gitmiş yanına sormuş ne yapıyordun diye.
namaz kıldım,demiş adam. eren gülmüş,öyle olmaz,demiş,anlatmış böyle böyle...
sonra içinde bir huzur,binmiş kayığa,başlamış kürek çekmeye.
tam nehrin ortasında,dur bekle, diye bir ses duymuş,dönmüş arkasına bakmış ki çoban suyun üstünde koşa koşa geliyor.
allah aşkına bi daha anlat rükuya eğilince ne okuyacaktım,diye sormuş çoban
bırak anlattıklarımı,unut , geriye dön,demiş eren, şimdiye kadar nasıl biliyorduysan öyle kıl namazını...

kıssadan hisse...

3 yorum:

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.